background: #000000; margin: 0px; background-image: url(http://img.blogcu.com/images/templates/brightpink_bg.gif); } table.border { border: 5px solid #FFBEFA; border-top: none; border-bottom: none; } td { font-family: tahoma, arial, verdana, sans-serif; font-size: 8pt; color: #330066 } td.leftside { background: #FFBEFA; padding: 10px; line-height: 18px; } td.rightside { background: #FFFFFF; padding: 0px; border-bottom: 5px solid #FFBEFA; line-height: 1.7; } td.title { color: #FF99FF; font-size: 28pt; font-family: georgia, "Trebuchet MS", sans-serif; padding-top: 30px; padding-bottom: 5px; } td.entry { padding: 10px; border-top: 5px solid #FFBEFA; text-align: justify; } td.pages { border: 5px solid #FFBEFA; background: #FFFFFF; padding: 10px; } h2 { font-family: tahoma, arial, verdana, sans-serif; font-size: 10pt; margin: 0px; } font.pink { color: #FFBEFA; } img.avatar { border: 10px dashed #FEDCFE; } a:link { color: #993399; text-decoration: none; } a:visited { color: #993399; text-decoration: none; } a:hover { color: #993399; text-decoration: underline; } a.menu:link { color: #000000; text-decoration: none; } a.menu:visited { color: #000000; text-decoration: none; } a.menu:hover { color: #000000; text-decoration: underline; font-weight: bold; }
yaşlanarak diil yaşayarak tecrübe kazanılır..zaman insanları diil armutları olgunlaştırır!!...

Tanım




Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım

Kategoriler


www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws

aşkın reçetesi

Aşk doğa eczanesinde nasıl elde edilir?

İlacın Adı: Aşk

Familya: Sevdaca

Bitki Adı: Aşkus Tadarus

Elde Edilişi: Aşkı elde etmek için türlü yöntemler vardır. Birinci yöntem için ilkel maddeler,para,bir çift söz ve bir çift kesici gözdür. Fakat bu yöntem pahalı olduğu için, endüstride başka yollarla elde edilir. Özellikle orta insanlar arasında aşk, parasız-pulsuz, belirli bir süre "gözleme" yardımı ile elde edilir. Bu şekilde elde edilen aşk saf değildir. Çeşitli randevularla kristalleştirilir ve daha sonra saf olarak elde edilir.

Fiziki Özellikleri: Pembe renkli kristallerden olusur. Kalpte yerleşir. Keskin lezzetlidir. Özellikle iç organlarda hissedilir. İlk resmi tanımı Adem ile Havva tarafından yapılmış, sonra insanlar tarafından geliştirilmiştir.

Kimyasal Özellikleri: Kaba sözlerden alınır. Formülü hemen değişir. Aslında aşk dayanıklı bir madde değildir. Parasızlık, sefillik, yalancılıkla "geçimsiz" bir ilaçtır.

Saflık Muayenesi: Aşkın ne ölçüde "saf" olduğunu anlamak için ihanet, aldatma, matrak geçmeyle ne ölçüde dayanıklı olduğu anlaşılır.

Miktar Tayini: Aşk enjekte edilmiş ve hassas tartılmış bir insan, bir haftada kilo kaybederse bu uluslararası ölçülere göre en az Romeo-Juliet, Türk ölçülerine göre Leyla Mecnun aşkına eşittir.

Kullanışı: Nisan ve nikahta az dozlarla alınmalı, fazla miktarı, magandalardan para kopartmada kullanIılır. Aşk çeşitli biçimlerde görülebilir. Bilim aşkı, sanat aşkı, doğa aşkı gibi..

Teşhisi: Kalp çarpıntısı. Uçma hissi, gözlerde kararma, sevdiğinden başkasını görememe şeklinde özel bir körlük. Mantık kaybı. Uykusuzluk, iştahsızlık, terleme..

Kullanışı: Kalbi hızlandırmak için, alçak dozda.Sinir sistemini uyarmak için yüksek dozda. Moral ve cesaret verici neşelendirici. Ancak belli dozu yoktur. Hiç alınmazsa kişide kompleks yaratır.Yüksek dozda öldürücü, alçak dozda guldurucu etkisi vardIr.

İlacın Reklamı İçin Uygun Slogan: Karanfilim ez beni, çift kanatlı tülbentten süz beni, sen kalem ol ben divit, reçeteye yaz beni...


Tarih: 17:23, 10/9/2006
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı
MySpace Layouts

MySpace Layouts

www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws


Falcı kadın yalan söylüyor yalan
Bizi birbirimiz için yaratmış Tanrımız
Nasıl mümkün değilse
Yıldızları toplamak gökyüzünden
Öylesine imkansız bir şey aşkımız

Kurudu gölgesinde oturduğumuz ağaçlar
Bahçelerde sevdiğin çiçekler kalmadı
Sadece hatıralarda ebedi olan
Vazgeçemediğimiz, unutamadığımız
Onlar bile bize yar olmadı
Unut benden kalan ne varsa
Unutmak tesellidir yalnızlığın
Güneşi bir kadeh şarap gibi içip
Delicesine sarhoş olmak
En güzel tarafı imkansızlığın

Ümitlerimiz fırtınalı denizler ortasında
Bir hurda teknedir şimdi
Dalgalar dünden daha zalim
Rüzgar daha hoyrat
Ne bulut var ufuklarda ne gemi

Mevsimler toz pembe değil
Gündüzler gecedir, geceler zindan
Güneşin doğmasını beklemek boşuna
Boşuna artık medet ummak
Taş kalpli zamandan

İnan ki! Kırılmış bir ayna gibi
Paramparça, kırık dökük aşkımız
Çaresizliğin, ümitsizliğin türküsü
Türkülerin en içlisi, en hüzünlüsü
Büyük aşkımız...

                            ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN


Tarih: 14:47, 15/8/2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı
MySpace Layouts

MySpace Layouts

www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws

AŞK BAŞLAMADAN GÜZEL..

Aşk başlamadan güzel,
Kalplerde heyecan
Bakışlarda korku olduğu zaman güzel...
Birbirimize sezdirmemek için çırpınış,
Başkaları görmesin diye çabalayış,
Gözlerim gözlerinin mavisine değdiği zaman...
Aşk başlamadan güzel...

                           ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN


Tarih: 14:32, 15/8/2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı
MySpace Layouts

MySpace Layouts

www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws

13.06.2006da büyükada

13.06.2006 salı günü...

 

  Kaç haftadır adaya gitme planları yapılmaktadır..Ancak sölenen hava durumu habire erteletmiş ve hiç yağmur yağmamıştır..artık nolursa olsun salı günü sabah 8 vapuruyla adaya gitmeye karar verilmiştir.Gelecek olanlar: ben, sena, aslı, irem, edanaz, eren, baha ve nazlıdır...

  Sabah 6da aslının beni aramasıyla uyandım.aslı bana havanın çok yağmurlu olduğunu ve kesin gidip gitmeyeceğimizi sordu. bende gayet rahat gidelim dedikten sonra saat 8e çeyrek kala bostancı iskelede buluşmak üzere anlaşarak telefonu kapadım.

bir yandan hazırlanırken bir yandanda susmak bilmeyen telefonuma cevap verip duruyordum çünkü herkes bu havada napmamız gerektiğini sormak üzere arayıp duruyordu..

  İskeleye giderken irem beni aradı ve şaşkın şaşkın bu havada nasıl gitceğimizi sorup sora bahane uydurarak gelmeyeceğini söyleyip teli kapadı..

  İskeleye vardığımda baha hariç herkes beni ve senayı bekliyordu.(baha vapur saatini bilmiyordu) baha hariç hepimiz jetonlarımızı alıp vapura bindik..

  Hava yağışlı olduğu için planda bi değişiklik olmuştu.Kınalı yerine büyükadaya gitmeye karar verdik..

  Adaya ayak bastığımızda bahayla buluştuk ve salak gençlik hikayemiz başladı..

  Vapurda kahvaltımızı ettiğimiz için hiçbirimiz aç diildik bu nedenle hemen yola koyulduk ve hedefimiz Aya Yorgi Kilisesiydi. Kiliseye nasıl çıkcağımızı bilmediğimiz için iki arkadaş polise sordu ve polisin tarifiyle yola koyulduk..

  Biz yürürken yağmurda durdurak bilmiyordu.tabi nazlı hanım önceden almıştı tedbirini ve şemsiye getirmişti.senayla bnmde bi tane şemsiyemiz vardı ama bz şemsiye açmak istemiyorduk.(nedense) Kısa bi zamanda nazlı hariç hepimiz sırılsıklam olmuştuk.(tabi nazlı asla şemsiyesini kapatmadığı için hiç ıslanmamıştı) hatta buyüsden bi ara nazlıyı bi subirikintisine yatırmayı bile düşünmüştük fakat daha sora bu fikrimizden vazgeçtik.Buarada peşimizi asla bırakmayan köpek sürüsünden bahsetmedende edemiycem.asla bzi bırakmadılar.hernekadar nazlı onların bzi yemek için beklediklerini düşünsede köpekler bze baya rehberlik etmiş bzi sahiplenmişlerdi.çamurlara gire çıka ormanın içinden tepeye tırmanırken bi ara mola verdik.orda taşlar vardı ve televizyona baya benziyolardı hatta bz onu en başta ilkçağlardan kalma tv filan sanmıştık:) orda yerde bi tane salyangoz gördük.bzm nazlı baya korktu.baha sayangozu eline alıp nazlıya doru fırlattı ve nazlı aynı hızla çığlık atarak koştu.salyangoz nazlıya gitmemişti ve nazlı baya uzaklaşmıştı.Baha yerden bir taş aldı salyangozmuşçasına ve nazlıya doru koştu.nazlı çığlık atıp kaçtıkça baha üstüne gidiyordu ve en sonunda taşı nazlıya doru fırlattı nazlı bağırıp çağırırken nazlıya yere bakmasını söyledik ve surat ifadesini gördüğünde koptuk.garibim salyangoz yerine taş görünce baya şaşırmıştı..Yola devam ettik..taa yetimhaneye kadar..Yetimhanenin önünde durduk çünkü ondan sora aşağı doru iniliordu ve bz şüpheye düşmüştük çünkü bze dağın tepesinde demişlerdi..kaybolduğumuzu düşünerek bağrmaya başladık 'SESİMİZİ DUYAN YOK MU?' 'KİMSE YOK MU?' yok hiç cevap yok..az geriye gidip çevremizde insan aramaya  başladık.doğrusu hep kalabalık ortamlarda yaşadığım için çevrede insan aramak baya ilgincime gitmişti.sonunda bi teyze görüp sorduk ve kadın dümdüz devam etmemiz gerektiğini söyledi.bzde tekrar yola koyulduk.okadar çok yağmur yağıoduki artk baha ve aslı kafalarına aslının plaj havlusunu tutarak yürüyolardı.bzde sonunda sırılsıklam olduktan sora şemsiyemizi açtık (ne akılsa)

  Yolumuza devam ederken bitane şişenin ağacın dalına geçirilmiş olduğunu farkettik.Baha gidip onu çıkardı ve bz okdr çok korku filmi izlemişizki hemen bahaya 'sn şişeyi çıkardığın için lanetlendik hepimiz ölcez' die espirler yapmaya başladık.Hatta edanaz nazlıya 'ilk sen ölceksin çünkü filmlerde ilk olarak böle zengin burjuvalar ölür' dedi..

  Yorgunluktan ölüyorduk ve tam bu sırada ilk defa araba gördük en başta arabayı durdurmayı düşünsekte içinin abazalarla dolu olduğunu görünce vazgeçtik...

  Sanırım artk kadının meydan dediği yere gelmiş olcaktık.bir cafe gördük ve orda biraz mola vermeye karar verdik.moladan sora dimdik bi yokuş bizi bekliyordu.Hepimiz yorgunluktan ölüyorduk ve yolda abuk sabuk dilek ağaçları görmeye başladık ve bu bizi daha çok umutlandırıyordu demekki gittikçe kiliseye yaklaşıyorduk..Sonunda kiliseye varmıştık..sanırım iki saat boyunca o yağmur altında yokuş çıkmıştık ve sanırım bu en çok edanaz ve eren için iyi olmuştu çünkü tam romantik ortamdı..

  Kiliseye vardığımızda şok olmuştuk.çünkü kilise kapalıydı. hemen kapıları çalmaya başladık hatta ordaki cafe çalışanlarına sorcaktıkki papaz kapıyı açtı..dorusu papazın şaşkınlığı suratından hemen okunuyodu tabi bizde o anki halimizi görmüş olsadık bzde şaşırırdık heralde..papazın konuşmaları baya hoşumuza gitmişti.hele o aellae aellae demeleri yok mu çok tatlıydı.Bzm aslı tutturmuş bikere illa terasa çıkcakmış.napcaksa orda bzde bilmiorz bişi zannedioruz.daha çok bizi yamurun altına çıkardı.artk derime kdr ıslandığı farkediyodum.orda erik ağacı gördük zaten aslının o ağaca elini uzatmamasını beklemiorduk hemen erikleri toplamaya başladı.yalnız erikler baya ekşiydi. bikaç fotoğraf çektikten sora papazı ziyarete gelen polise bzi aşağı bırakıp bırakamayacağını sorduk.gittiği yere kdr bzi götürebileceğini söyleyince baya mutlu olmuştuk.daha sora nazlı eren ve edanaz mum alıp dilekte bulundular nediyim inş dilekleri kabul olur..

  Polis bzi belli biyere kdr götürdü ve yolun kalanını yürüyerek geçirdik..yürürken bitane cami gördük.baha imana gelmişti allah allah die bağırdı.hepimiz gülmeye başladık.. dönüşte farklı bi yoldan gittik ve bissürü insan gördük sanırım bu bni baya sevindirmişti..yol maceralarımız  devam ediyordu.Ve sonunda aşağıya vardık.ilk düşündüğümüz şey yemekti çünkü hepimiz çok acıkmıştık.tabi bzi gören lokanta ve cafeler birbirlerile yarışmaya başladılar..Hatta birisinin 'buyrun gençler klimalı salonumuz var' dediğini duydum.adamın ince esprisine hayran kaldım dorusu..Sonunda bi yere oturduk ve adam bze baya acıdı dorusu..hemen üstümüzdeki ıslak montlarımızı aldı ve ocağın yanına götürüp kurutmaya çalıştı...Aslının arkadaşlarıla buluşması gerekiodu buyüsden o bzden erken davranarak yola koyuldu amacı biran önce eve gidip arkadaşlarıyla buluşmaktı..bz sölediğimiz yemekleri beklerken okdr acıkmıştıkki dayanamayıp ekmeğe tuz döküp yemeye başladık.(böle bişi hiç yapmamıştım dorusu ama tadı kötü diildi) daha sora hemencecik yemeklerimizi yedik ve   yağmurun durduğunu farkedince hemen yola koyulduk.Buseferki hedefimiz waffle yiycek biyer bulmaktı ve hemen bulduk.oturduğumuzda yine millet bze acıyarak bakıyordu ama bz halimizden son derece memnunduk.daha sora orda çalışan bi kadın bize ıslak üstlerimizi kurutucuya koyabileceimizi söleince hemen götürdük ve ıslaklarımızı kurutucuya yerleştirdik.Daha sora wafflelarımızı yedik.Kadın bze üstlerimizi kurumuş ve sıcacık bişekilde getirince hemen giydik.Tabe karnımız doyup sırtımız ısınınca bzmkiler rahat durur mu? edanazın şapkasına kafayı taktılar kızla dalga geçmeye başladılar ve sanırım bu edanazı baya kızdırmıştı...Sıra aramızdan bi kurban seçmeye gelmişti.Seçtiğimiz kişi iskeleye gidip vapur saatlerine bakıcaktı.Tam kim olcağını düşünürken adam bze vapur saatlerinin yazılı olduğu broşürü uzattı valla o an çok sefinmiştim.yalnız vapur saatleri çok geçti daha 2 saatimiz fln vardı.bzde üzgün üzgün belki tekneyle gidebleceimizi düşünerek teknelerin oraya gttik ancak en yakın tekne saat 16:45tedi ve daha saat 13-14 arası bişidi.bzde yeniden vapur iskelesine gittik ve 10 dk sora bostancıya vapur olduğunu öğrendik buna hepimiz baya sefindik.jetonlarımızı alıp içeriye girince gülmeye başladık çünkü aslı içerde hala bekliyordu.oda bzi görünce güldü.sözde bzden önce eve gitcekti ancak 5dkkayla vapuru kaçırmıştı buyüsden bzden kurtulamamıştı.hepberaber vapura bindik ve bostancıya kdr hepimiz sessiz sessiz oturduk bazende uyuduk çünkü hepimiz yorgunluktan ölüyoduk..Ve hepimiz söz verdik ilk kim hasta olursa haber vercek ve hangi hastanede yatarsa hepimiz o hastaneye gitcez birbirimizi bırakmıycaktık.. 

  Bostancıdan ereni yolcu ettikten sora aslı hariç hepimiz kadıköye gitcektik aslı bzi minibüs yoluna kdr çıkardı ve daha sora bn sena nazlı ve baha minibüse,edanaz otobüse bindi.aslı ise bostancıda oturduğu için direk yürüdü.tabi bizim minibüstede konuşmalarmız gülüşmelerimiz bitmedi.nazlı indi ve peşinden  senayla bn indik.baha taa kadıköye kdr gitti..ve salak gençlik hikayemiz burda sona erdi...

  Eve gelince sırılsıklamdık.hemen üstümüzü deiştirdik ve bahanın talimatları üzerine sıcak bi duş ve vitamin aldık.tabi bukdr yorgunluğun acısı çıkmalıydı hemen uykuya daldık.. sanırım  uyandırmasalardı  sabaha kdr uyurdum ama daha senayla gece muhabbeti bni bekliordu..

  Düşünüyorumda o gün baya eğlenmiştim.ama sanırım eğlencemin bedelini ödüyorum çünkü şuan boazım ve kulağımdaki iltihaptan dolayı 4 farklı ilaç içiyorum:(           


Tarih: 21:05, 16/6/2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı
MySpace Layouts

MySpace Layouts

www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws

war mı cesaretin aşkA
bak şimdi kalbime paramparçA
gözyaşlarım kaçtı yağmurA
damla damlA
sewdan kanıyor yüreğimde halA
kokun burnumdA
nereye baksam senin hayalin war ordA
takılıp kaldım seninle geçirdiğimiz zamanA
bak gökyüzündeki dolunayA
gözlerime bakarcasınA
söyle banA
neyin uğruna kıydın aşkımızA
hani benden başka kimse yar olmazdı sanA
yazıklar olsun terkedip gittin bıraktın beni tek başımA
canın sağolsun varlığın yeter banA
ama şimdi mutlumusun uzaklardA
yaşadıklarımızın hepsi oldu hatırA
arada sırada hatırlA
unutmA
sen beni çoktan unutmuş olsandA
sewdan sonsuzA
kalbimdesin halA
paramparçA
resmine baktıkça dalıyorum uzaklarA
aklımdan çıkmıyorsun bebeğim nolur anlA
karşılaştığımız ilk gün ki gibi geliyor adetA
aşkın gözü körolA
öksüz kaldım yolundA
senden sonra sewemedim birdahA
bıraktım acılarlA
yalnız kaldım sonundA
birdaha sew gülüm birdahA
CESARETİN WAR MI AŞKA

çarpıyor kalbim bir başka

sende böle sevsen keşke

desen bana yarrrr..

 

serdara aitt :)


Tarih: 22:35, 4/2/2006
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı
MySpace Layouts

MySpace Layouts


<- | Sonraki Sayfa ->