|
13.06.2006 salı günü...
Kaç haftadır adaya gitme planları yapılmaktadır..Ancak sölenen hava durumu habire erteletmiş ve hiç yağmur yağmamıştır..artık nolursa olsun salı günü sabah 8 vapuruyla adaya gitmeye karar verilmiştir.Gelecek olanlar: ben, sena, aslı, irem, edanaz, eren, baha ve nazlıdır...
Sabah 6da aslının beni aramasıyla uyandım.aslı bana havanın çok yağmurlu olduğunu ve kesin gidip gitmeyeceğimizi sordu. bende gayet rahat gidelim dedikten sonra saat 8e çeyrek kala bostancı iskelede buluşmak üzere anlaşarak telefonu kapadım.
bir yandan hazırlanırken bir yandanda susmak bilmeyen telefonuma cevap verip duruyordum çünkü herkes bu havada napmamız gerektiğini sormak üzere arayıp duruyordu..
İskeleye giderken irem beni aradı ve şaşkın şaşkın bu havada nasıl gitceğimizi sorup sora bahane uydurarak gelmeyeceğini söyleyip teli kapadı..
İskeleye vardığımda baha hariç herkes beni ve senayı bekliyordu.(baha vapur saatini bilmiyordu) baha hariç hepimiz jetonlarımızı alıp vapura bindik..
Hava yağışlı olduğu için planda bi değişiklik olmuştu.Kınalı yerine büyükadaya gitmeye karar verdik..
Adaya ayak bastığımızda bahayla buluştuk ve salak gençlik hikayemiz başladı..
Vapurda kahvaltımızı ettiğimiz için hiçbirimiz aç diildik bu nedenle hemen yola koyulduk ve hedefimiz Aya Yorgi Kilisesiydi. Kiliseye nasıl çıkcağımızı bilmediğimiz için iki arkadaş polise sordu ve polisin tarifiyle yola koyulduk..
Biz yürürken yağmurda durdurak bilmiyordu.tabi nazlı hanım önceden almıştı tedbirini ve şemsiye getirmişti.senayla bnmde bi tane şemsiyemiz vardı ama bz şemsiye açmak istemiyorduk.(nedense) Kısa bi zamanda nazlı hariç hepimiz sırılsıklam olmuştuk.(tabi nazlı asla şemsiyesini kapatmadığı için hiç ıslanmamıştı) hatta buyüsden bi ara nazlıyı bi subirikintisine yatırmayı bile düşünmüştük fakat daha sora bu fikrimizden vazgeçtik.Buarada peşimizi asla bırakmayan köpek sürüsünden bahsetmedende edemiycem.asla bzi bırakmadılar.hernekadar nazlı onların bzi yemek için beklediklerini düşünsede köpekler bze baya rehberlik etmiş bzi sahiplenmişlerdi.çamurlara gire çıka ormanın içinden tepeye tırmanırken bi ara mola verdik.orda taşlar vardı ve televizyona baya benziyolardı hatta bz onu en başta ilkçağlardan kalma tv filan sanmıştık:) orda yerde bi tane salyangoz gördük.bzm nazlı baya korktu.baha sayangozu eline alıp nazlıya doru fırlattı ve nazlı aynı hızla çığlık atarak koştu.salyangoz nazlıya gitmemişti ve nazlı baya uzaklaşmıştı.Baha yerden bir taş aldı salyangozmuşçasına ve nazlıya doru koştu.nazlı çığlık atıp kaçtıkça baha üstüne gidiyordu ve en sonunda taşı nazlıya doru fırlattı nazlı bağırıp çağırırken nazlıya yere bakmasını söyledik ve surat ifadesini gördüğünde koptuk.garibim salyangoz yerine taş görünce baya şaşırmıştı..Yola devam ettik..taa yetimhaneye kadar..Yetimhanenin önünde durduk çünkü ondan sora aşağı doru iniliordu ve bz şüpheye düşmüştük çünkü bze dağın tepesinde demişlerdi..kaybolduğumuzu düşünerek bağrmaya başladık 'SESİMİZİ DUYAN YOK MU?' 'KİMSE YOK MU?' yok hiç cevap yok..az geriye gidip çevremizde insan aramaya başladık.doğrusu hep kalabalık ortamlarda yaşadığım için çevrede insan aramak baya ilgincime gitmişti.sonunda bi teyze görüp sorduk ve kadın dümdüz devam etmemiz gerektiğini söyledi.bzde tekrar yola koyulduk.okadar çok yağmur yağıoduki artk baha ve aslı kafalarına aslının plaj havlusunu tutarak yürüyolardı.bzde sonunda sırılsıklam olduktan sora şemsiyemizi açtık (ne akılsa)
Yolumuza devam ederken bitane şişenin ağacın dalına geçirilmiş olduğunu farkettik.Baha gidip onu çıkardı ve bz okdr çok korku filmi izlemişizki hemen bahaya 'sn şişeyi çıkardığın için lanetlendik hepimiz ölcez' die espirler yapmaya başladık.Hatta edanaz nazlıya 'ilk sen ölceksin çünkü filmlerde ilk olarak böle zengin burjuvalar ölür' dedi..
Yorgunluktan ölüyorduk ve tam bu sırada ilk defa araba gördük en başta arabayı durdurmayı düşünsekte içinin abazalarla dolu olduğunu görünce vazgeçtik...
Sanırım artk kadının meydan dediği yere gelmiş olcaktık.bir cafe gördük ve orda biraz mola vermeye karar verdik.moladan sora dimdik bi yokuş bizi bekliyordu.Hepimiz yorgunluktan ölüyorduk ve yolda abuk sabuk dilek ağaçları görmeye başladık ve bu bizi daha çok umutlandırıyordu demekki gittikçe kiliseye yaklaşıyorduk..Sonunda kiliseye varmıştık..sanırım iki saat boyunca o yağmur altında yokuş çıkmıştık ve sanırım bu en çok edanaz ve eren için iyi olmuştu çünkü tam romantik ortamdı..
Kiliseye vardığımızda şok olmuştuk.çünkü kilise kapalıydı. hemen kapıları çalmaya başladık hatta ordaki cafe çalışanlarına sorcaktıkki papaz kapıyı açtı..dorusu papazın şaşkınlığı suratından hemen okunuyodu tabi bizde o anki halimizi görmüş olsadık bzde şaşırırdık heralde..papazın konuşmaları baya hoşumuza gitmişti.hele o aellae aellae demeleri yok mu çok tatlıydı.Bzm aslı tutturmuş bikere illa terasa çıkcakmış.napcaksa orda bzde bilmiorz bişi zannedioruz.daha çok bizi yamurun altına çıkardı.artk derime kdr ıslandığı farkediyodum.orda erik ağacı gördük zaten aslının o ağaca elini uzatmamasını beklemiorduk hemen erikleri toplamaya başladı.yalnız erikler baya ekşiydi. bikaç fotoğraf çektikten sora papazı ziyarete gelen polise bzi aşağı bırakıp bırakamayacağını sorduk.gittiği yere kdr bzi götürebileceğini söyleyince baya mutlu olmuştuk.daha sora nazlı eren ve edanaz mum alıp dilekte bulundular nediyim inş dilekleri kabul olur..
Polis bzi belli biyere kdr götürdü ve yolun kalanını yürüyerek geçirdik..yürürken bitane cami gördük.baha imana gelmişti allah allah die bağırdı.hepimiz gülmeye başladık.. dönüşte farklı bi yoldan gittik ve bissürü insan gördük sanırım bu bni baya sevindirmişti..yol maceralarımız devam ediyordu.Ve sonunda aşağıya vardık.ilk düşündüğümüz şey yemekti çünkü hepimiz çok acıkmıştık.tabi bzi gören lokanta ve cafeler birbirlerile yarışmaya başladılar..Hatta birisinin 'buyrun gençler klimalı salonumuz var' dediğini duydum.adamın ince esprisine hayran kaldım dorusu..Sonunda bi yere oturduk ve adam bze baya acıdı dorusu..hemen üstümüzdeki ıslak montlarımızı aldı ve ocağın yanına götürüp kurutmaya çalıştı...Aslının arkadaşlarıla buluşması gerekiodu buyüsden o bzden erken davranarak yola koyuldu amacı biran önce eve gidip arkadaşlarıyla buluşmaktı..bz sölediğimiz yemekleri beklerken okdr acıkmıştıkki dayanamayıp ekmeğe tuz döküp yemeye başladık.(böle bişi hiç yapmamıştım dorusu ama tadı kötü diildi) daha sora hemencecik yemeklerimizi yedik ve yağmurun durduğunu farkedince hemen yola koyulduk.Buseferki hedefimiz waffle yiycek biyer bulmaktı ve hemen bulduk.oturduğumuzda yine millet bze acıyarak bakıyordu ama bz halimizden son derece memnunduk.daha sora orda çalışan bi kadın bize ıslak üstlerimizi kurutucuya koyabileceimizi söleince hemen götürdük ve ıslaklarımızı kurutucuya yerleştirdik.Daha sora wafflelarımızı yedik.Kadın bze üstlerimizi kurumuş ve sıcacık bişekilde getirince hemen giydik.Tabe karnımız doyup sırtımız ısınınca bzmkiler rahat durur mu? edanazın şapkasına kafayı taktılar kızla dalga geçmeye başladılar ve sanırım bu edanazı baya kızdırmıştı...Sıra aramızdan bi kurban seçmeye gelmişti.Seçtiğimiz kişi iskeleye gidip vapur saatlerine bakıcaktı.Tam kim olcağını düşünürken adam bze vapur saatlerinin yazılı olduğu broşürü uzattı valla o an çok sefinmiştim.yalnız vapur saatleri çok geçti daha 2 saatimiz fln vardı.bzde üzgün üzgün belki tekneyle gidebleceimizi düşünerek teknelerin oraya gttik ancak en yakın tekne saat 16:45tedi ve daha saat 13-14 arası bişidi.bzde yeniden vapur iskelesine gittik ve 10 dk sora bostancıya vapur olduğunu öğrendik buna hepimiz baya sefindik.jetonlarımızı alıp içeriye girince gülmeye başladık çünkü aslı içerde hala bekliyordu.oda bzi görünce güldü.sözde bzden önce eve gitcekti ancak 5dkkayla vapuru kaçırmıştı buyüsden bzden kurtulamamıştı.hepberaber vapura bindik ve bostancıya kdr hepimiz sessiz sessiz oturduk bazende uyuduk çünkü hepimiz yorgunluktan ölüyoduk..Ve hepimiz söz verdik ilk kim hasta olursa haber vercek ve hangi hastanede yatarsa hepimiz o hastaneye gitcez birbirimizi bırakmıycaktık..
Bostancıdan ereni yolcu ettikten sora aslı hariç hepimiz kadıköye gitcektik aslı bzi minibüs yoluna kdr çıkardı ve daha sora bn sena nazlı ve baha minibüse,edanaz otobüse bindi.aslı ise bostancıda oturduğu için direk yürüdü.tabi bizim minibüstede konuşmalarmız gülüşmelerimiz bitmedi.nazlı indi ve peşinden senayla bn indik.baha taa kadıköye kdr gitti..ve salak gençlik hikayemiz burda sona erdi...
Eve gelince sırılsıklamdık.hemen üstümüzü deiştirdik ve bahanın talimatları üzerine sıcak bi duş ve vitamin aldık.tabi bukdr yorgunluğun acısı çıkmalıydı hemen uykuya daldık.. sanırım uyandırmasalardı sabaha kdr uyurdum ama daha senayla gece muhabbeti bni bekliordu..
Düşünüyorumda o gün baya eğlenmiştim.ama sanırım eğlencemin bedelini ödüyorum çünkü şuan boazım ve kulağımdaki iltihaptan dolayı 4 farklı ilaç içiyorum:( |